Ne hoş bir sandalye değil mi ? Oturmak için değil, sanki seyirlik. Kadın eli değince eski bir sandalye bile güzelleşebiliyor. Seviyorum çocuk ruhlu tasarımları.
Bu sandalyeyi görünce aklıma yıllar önce "sos ! ana babalara yardım" kitabından öğrenip, gerektikçe çocuklara uyguladığım mola uygulaması geldi.
Mola aslında bir tür ceza tekniği. Çocuğun olumsuz davranışları ısrarla yapması durumunda, yaşıyla doğru orantılı olarak, (örneğin, 3 yaşında ise 3 dakika, 8 yaşında ise 8 dakika ) belirli bir süre eğlenceli olmayan bir ortamda sandalyede oturtarak, günlük yaşamına o kadar dakika ara verdirmek, bu konuyu düşünüp, farkındalık sağlamak.
Ben bu yöntemin çok faydasını gördüm, çok sık uygulamamız gerekmedi ama özellikle ilk uygulamalarda çocuklar fena bozuluyorlar hatta bir süre sonra, süre bittiğinde bile "kalkmayacağım işte" diye direnip, protesto ediyorlar :)) Geçenlerde Musti, onu uyardığım bir davranışı nedeni ile kendiliğinden oturup, bir de bana trip yapıyordu :) Alem bu çocuklar.
Diyeceğim odur ki, bu sandalyede mola cezası çok eğlenceli olmalı. :)
10 Kasım 2008
SANDALYE KEYFİ
Gönderen Betül zaman: 12:25 4 yorum
Etiketler: çocuk eğitimi, çocuk sandalyesi, disiplin, dizayn, mola cezası, tasarım
8 Kasım 2008
AYLAR SONRA YENİDEN....
Ne hayırsızmışım meğer, ben bile şaşırdım. İnsan blogcuğunu bu kadar ihmal eder mi, kendimi kınıyorum.
En son Tenten'den bahsetmiştim değil mi ? Hımm Tenten'cik bizde sadece bir kaç hafta kaldı, yok yok bir yere vermedik. Evimiz müsait değil yani bahçeli değil, evin içinde köpeğe ben karşıyım, balkonda tabi ki rahat edemedi, ve yeni ikamet yeri olan babamızın iş yerine taşındı. Artık orada yaşıyor, gitmesek de görmesek de o köpek bizim köpeğimiz :) Tabi arada ziyarete gidiyoruz ve kocaman oldu. Ama şahsen hayalimdeki gibi bir köpek-insan ilişkisi geliştirme şansım olmadı. Aslında itiraf etmek gerekirse 9 yaşında iken bir köpek tarafından ısırıldığımdan beri ilk kez bir köpeğe dokundum ve bana yaklaşmasına izin verdim. Tentenle ilgili başka hayallerim vardı.Çocuklar da, özellikle büyük oğlum bu durumdan pek memnun değil, ama yapacak bir şey yok. Bir gün bahçeli evimiz olursa inşallah......
Bloğumu ihmal etmeme şaşmamak gerek, şu iki satır gönderiyi yazarken bile 3-4 kez kalkmam gerekti, blog yazmak senin neyine diyorum bazen, neyse...
Şu yukarıdaki süpürgeden istiyorum, salyangoz gibi ne şirin değil mi ? Süpürürken Musti ile süpürgeyi çekiştirmekten kurtuluruz, o oturur üstüne peşin peşin, ben de süpürürüm. Ergonomik ürün tasarımlarına bayılıyorum.
Sonra bir ara şu caanım blogcuğumun dizaynı ile ilgileneceğim, blog listem de uçmuş gitmiş, ne sayaç var ne bir şey, google analytics'imi etkinleştirdim şimdilik, o bile gitmiş zamanında başka şablon yüklediğim için, şu cici header de tepede pek minik kaldı, neyse.....
Severim blog dizaynını, hem de çok..

