Biraz önce kapımız çaldı ve postacı sevgili Ceyda'nın sıcacık mektubunu ve dünya tatlısı hediyelerini getirdi. Bu bizim internette tanışıp, posta ile aldığımız aldığımız ilk hediyemiz. :)
Ceyda'cım, Musti balonlara çok sevindi, hemen şişirdim, ona bloğundan Dilanur'un fotoğrafını gösterdim, Dilanur ve annesi göndermiş dedim. Dilanur'a bayıldım dedi, şu anda balonlardan biri Musti'ymiş, diğeri Dilanur, onları konuşturuyor ve uçuruyor :) ( Ve anne Dilanur'a gidelim, diyor )
O şahane mayo sayesinde, Musti bu yıl, plajların en şık çocuğu olacak :)
O özel etkili çaylar, tam zamanında yetişti biliyor musun ? :) Yazarken bir yandan içiyorum.
Şekerleri Musti ile paylaşıyoruz, aplikleri de Mustinin tişört ya da pantolonuna dikeceğim.
Kitap ayracı, her zaman kuran'ımın arasında duracak.
Canım benim çok teşekkür ediyorum, tüm güzel hediyelerin, sıcacık, samimi mektubun için. Günümüze güzellik kattın, renk ve neşe kattın. taa oralardan pırıl pırıl sıcacık yüreğini bize hissettirdiğin için kucak dolusu sevgilerimle. Tatlı Dilanur'u ve seni çok öpüyorum :)
11 Mart 2009
VİYANA'DAN POSTA VAR
19 Ocak 2009
HEDİYE ALMAK MI, HEDİYE ETMEK Mİ ?
Hediye etmek mi, yoksa hediye almak mı daha mutluluk verici ?
Bugün, çocuklarımın dershane+etüt hizmeti aldıkları kuruma ödeme yapmak için giderken, ördüğüm, şu ve şu bebeği, özenle paketleyip, yanıma aldım. Eskiden büyük oğlumun sınıf öğretmeni, şimdi dershanenin müdiresi olan sevgili x hanıma pembe bebeği, halkla ilişkilerden sorumlu, bizim çok sevdiğimiz dünya tatlısı y hanıma da diğer bebeği hediye etim.
Yüzlerindeki mutluluk ve hayranlık ifadesi, teşekkür ederken ki içtenlikleri, daha çok bebek örmeye değerdi.... Ben daha da mutlu oldum.
Dönüşte de, diğer işlerimi halledip ve yeni merserize ipler alıp, eve geldim. İlk fırsatta yeni bebekler örmek üzere....
Gönderen Betül zaman: 15:12 13 yorum
Etiketler: armağan, hediye, oyuncak bebek

